Bulut Sistemi

Bulut Sistemi Göründüğü Kadar İyi Mi?

Son zamanların gözde teknolojisi olan bulut sistemi gerçekten göründüğü kadar iyi mi? Bazılarımız için anlaması zor olan bulut sistemi aslında o kadar da zor değil. Verilerinizi harici bir diskte tutmak yerine herhangi bi firmaya para verip sizin için firmaların kendi disklerinde tutmasına izin veriyorsunuz, hepsi bu.

Durum teknoloji şirketleri için biraz daha farklı. Bulut sistemleri aylık abonelik sistemiyle çalıştığından teknoloji firmaları için altın bir fırsat oluşturuyor. Çünkü size bir ürünü satmaktan ziyade aylık olarak ücretlendiriyor. Buna en güzel örnek Adobe. Photoshop ve Illustrator gibi ürünleriyle ön planda olan şirket artık bu ürünleri satmak yerine aylık olarak kiralıyor. Size her zaman güncel, en son sürüm deneyimini sunmasının yanında kendi sunucularında bir miktar veri depolama hakkı da veriyor.

Bulut sistemini tüketicilerin ve firmaların gözünden inceledik, şimdi de global etkileri üzerinde düşünelim. 7/24, 365 gün çalışan bu sistemler dünyamıza ne kadar zarar veriyor?

Dünya elektrik enerji tüketiminin %3’ünü oluşturan bulut sistemlerinin karbondioksit salınımında da etkisi %2 olarak tahmin ediliyor. Enerji tüketimi 2014 yılında %1.4 olarak ölçülmüş. Bu oranın 2030 yılında %8 civarında olacağı tahmin ediliyor.

2014 yılında yayımlanan bir makaleye göre data merkezleri %20 yük altında çalışmasına rağmen maksimum enerji tüketiminin %80’ini kullanıyor. Bu tüketimin %30’u soğutmaya, bir kısmı kesintisiz güç kaynaklarındaki enerji dönüşümüne ve enerji depolanmasına harcanıyor.

Bizler bu data merkezlerini en çok Netflix, Youtube gibi platformlarla kullanıyoruz. Fakat firmalar bulut sistemlerini genellikle büyük dataları işlemek için kullanıyor ve bu sektöre yönelim oldukça büyük.

Enerji tüketiminin artması çoğunlukla Karbondioksit salınımıyla bağdaştırılıyor. Zira Amazon’un Loudoun County’deki data merkezinin %12’si ve Google’ın data merkezlerinin %4’ü yenilenebilir enerji kullanıyor. Çin’deki data merkezlerinde enerji ihtiyacının %73’ü kömürden, %23’ü ise yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor.

Enerji tüketiminin azalmayacağı gerçeğini kabul ettiğimizde bu kaynakları daha verimli kullanmak için çaba gösterilmesi ve yenilenebilir kaynaklara geçilmesi küresel olarak büyük önem arz ediyor. Bizler ise bu konuda Netflix dizilerini yüksek kalite yerine orta kalitede izlersek karbon ve su tüketimini %75 oranında azaltabiliriz.

Referanslar:

https://fortune.com/2019/09/18/internet-cloud-server-data-center-energy-consumption-renewable-coal/

Makale 1: Energy Consumption in Cloud Computing Environments

Makale 2: Energy Consumption in Cloud Computing Data Centers

Leave a Reply